GİRİŞ KALİTE KONTROL SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Günümüzde, artan küresel ticaret imkânı ve beraberinde gelen rekabet ortamı ile firmaların kâr elde etmeleri zorlaştı. Firmalar, kazançlarını arttırmak için, maliyetlerini azaltma yoluna gitmeye başladılar (zorunda kaldılar).

Bu yazımda, firmalardaki maliyetlere doğrudan etkisi olan giriş kalite kontrol noktasına değinmeye çalışacağım ve naçizane önerilerde bulunacağım.

Giriş kalite kontrol noktasının maliyetlere etkisi

Firmalardaki maliyet kalemlerinin başında hammadde, enerji, bakım vb. maliyetler gelir. Bu maliyetler doğrudan veya dolaylı olarak tedarik edilen ürünlerden kaynaklanabilir.

Giriş kalite kontrol noktasından geçen hatalı malzemeler sonucunda;

  • Üretim aksar, hatta durabilir. Bu da teslim sürelerinde gecikmelere ve dolayısı ile müşteri memnuniyetsizliğine neden olur.
  • Ürün kalitesinde düşüşe neden olur ve bu kalitesizlik hemen tespit edilemeyebilir. Zamanla yaşanacak kalite ve performans düşüşleri, firmayı maddi ve manevi olarak çok zor durumda bırakabilir.
  • Rework maliyetlerini arttırır. Bu da işçilik ve enerji maliyetlerine yansır.  
  • Bakım için alınan malzemelerde bulunan hatalar, makina performanslarını doğrudan etkileyecektir. Dolayısı ile makina bakım ihtiyaçları artacak ve maliyetler artacaktır.

Yazıma, genel ve daha sonra spesifik olarak yapılmasında fayda olacak noktaları aktararak devam edeceğim.

Giriş kalite kontrol aşamasında yapılması gerekenler

Genel:

  • Giriş kontrol planı hazırlanmalıdır. Bu konu ile ilgili detaylı yazıma aşağıda vereceğim bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
  • Yeterli ve nitelikli personel istihdam edilmelidir. Giriş kalite kontrol sürecindeki verimlilik, birçok maliyetin önüne geçilmesi için çok önemlidir.
  • Yeterli ekipman alınmalıdır ve ekipmanlar düzenli olarak kalibrasyona gönderilmelidir. Tedarikçiler iade ürün kabul etmek istemezler. Bu nedenle haklı olarak, kontrol yaptığınız cihazların kalibrasyonlarına kadar sorgulama yapabilirler. Ayrıca ekipmanlarınızın düzenli kalibre ettirilmesi, sizin de yaptığınız işten emin olmanıza yardımcı olur.
  • Karar alanları oluşturulmalıdır. Kabul, şartlı kabul ve ret alanları belirgin şekilde tanımlanmalıdır. Ürünlerin birbirlerine karışması engellenmelidir. Önemli durumlarda ürün üzerlerine tanımlama yapılmalıdır. Mümkünse ret kasaları kilitli ve belirli kişilerin sorumluluğunda olmalıdır.
  • En önemli konulardan biri olan, tedarikçi seçme ve değerlendirme sistemi kurulmalıdır. Tedarikçilerinizin kalitesinin artması ve sürekliliğinin sağlanması, sizin firmanızın kalitesini de doğrudan arttıracaktır. Aynı şekilde tedarikçilerinizi, maliyet düşürme çalışmalarına teşvik etmek hatta yardımcı olmak, satın alımlarda pazarlık gücünüzü arttıracaktır. Giriş kalite kontroller sırasında, düzenli denetlediğiniz ve prosesinden emin olduğunuz tedarikçilerin kontrollerini daha gevşek yapabilirsiniz. Böylece işçilik kayıplarının önüne geçmiş ve vakit kazanmış olursunuz.

Spesifik tavsiyeler:

  • Özellikle metalik malzemelerin giriş kontrollerinde mutlaka kimyasal analiz kontrolü yapılmalıdır. Eğer firmamızda spektrometre yok ise, seri olarak aldığımız ürün grupları için, belirli aralıklarla akredite laboratuvarlara kimyasal analize örnek numune göndermek çok önemlidir. Aynı zamanda tedarikçilerden aldığımız ürünler ile ilgili malzeme sertifikası (3.1B) mutlaka istenmelidir.

    Metallerin kimyasal kompozisyonu birçok özelliği doğrudan etkiler ve belirleyici olur. Mekanik özellikler, korozyon dayanımı, yorulma dayanımı vb. birçok özellik kimyasal kompozisyon ile doğrudan ilgilidir. Bu özelliklerde yaşanan performans düşüşleri hemen tespit edilemez ve uzun yıllar sonra firmamıza zarar olarak yansıyabilir.

    Örneğin 316 kalite paslanmaz çelik boru düzenli olarak alıyorsunuzdur ama tedarik ettiğiniz firma bilerek veya bilmeden 304 kalite paslanmaz çelik boru gönderebilir ve bunu kimyasal analiz yaptırmadan tespit etmeniz mümkün değildir (manyetik özelliklerden bile anlayamayacağınız durumlar için düşünebilirsiniz). İki alaşım arasındaki temel fark; 316 kalite çelikte %2 civarında molibden elementinin bulunmasıdır ve bu da malzemenin korozyon dayanımını, mekanik özelliklerini ve dolayısıyla fiyatını arttırır.

  • Aşınma meydana gelecek mekanizmalarda kullanılacak veya ürünümüzde mekanik dayanımın önemli olduğu yerler için tedarik edilen metalik malzemelerin sertlik kontrolleri mutlaka yapılmalıdır veya akredite bir laboratuvarda belirli aralıklar ile yaptırılmalıdır. Fazla bir yatırım yapmadan ve numuneye zarar vermeden portatif sertlik cihazları ile kontroller yapılabilir. Kompleks yer tipi sertlik cihazlarının yerini tutmasa da portatif cihazlar da malzeme sertliği hakkında gerekli fikri verecektir. Sadece ürünlerimiz için tedarik edilen parçaların değil, bakım faaliyetlerimiz için tedarik edilen metalik parçaların da sertlik değerlerine bakılması son derece önemlidir.

  • Benim mümkün olan her durumda uygulamak için tercih ettiğim bir başka metot ise yerinde denemedir. Belirli bir örneklem adedine göre ölçüm, sertlik vb. kontroller yapabilirsiniz ancak mümkün olan durumlarda, parçanın üretimde yerinde denemesi yapılarak kontrol edilmesinde yarar vardır. Ayrıca bazı yumuşak plastik malzemelerin (conta, oring vb.) çap ölçümleri veya dayanımlarını anlamak çok kolay değildir. Bu tarz ürün gruplarını direk ürün üzerinde deneyerek ve sızdırmazlık testlerine tabii tutarak kontrol etmenizde yarar vardır. Yine aynı şekilde vida, somun vb. ürün gruplarında ölçümler doğru olabilir ancak malzemenin dayanıklılığını deneme yapmadan anlamanız çok mümkün değildir.

  • Korozyon konusu yine çok önemli konuların başında gelir. Bu nedenle metalik malzemelerin ve boyalı alınan ürünlerin belirli aralıklarla veya en azından ilk alınma aşamasında, tuz testine gönderilmesi ve korozyon dayanımlarının görülmesinde yarar vardır. Boya firmaları zaten korozyon dayanımları ile ilgili bilgi verirler ancak çok adetli alım yaptığımız ürün grupları için test yaptırarak işlerimizi garantiye almak iyi olacaktır.

  • Döküm parça alıp işleyen firmaların ufak ölçekli bir metalografi laboratuvarı yatırımı yapması çok önemlidir. Malzemelerin mikro yapılarının, kimyasal analizlerinin ve sertlik değerlerinin kontrol edilmesi ve kontrol altında tutulması gereklidir. Sonuçta sattığımız ürünün en önemli kısmı döküm prosesinde elde edilmiştir. Firmamız sadece son ölçülere parçayı getirerek satışını gerçekleştirir. Bu nedenle bu yatırımı gereksiz görmek son derece yanlıştır. İkinci bir alternatif ise bu yatırımı yapmamak ve tedarikçimizi sürekli denetlenmektir. Aynı zamanda belirli aralıklar ile 3. Taraf laboratuvarlara test için numune göndermektedir. Ancak müşteri memnuniyeti ve prestij kanadında düşünüldüğünde, firmanızın böyle bir laboratuvara sahip olması ve girdi kontroller sırasında detaylı kontroller yapması firmanıza artı sağlayacaktır.

Sektöre ve firmanın yapısına göre değişmekle birlikte, genel olarak giriş kalite kontrol aşamasında uygulanabilecek konulara yer vermeye çalıştım. Herkes için yararlı olması dileklerimle…

2 Yorumlar

  1. Ayberk Öztırpan 20/05/2021 at 15:48

    traktör parçaları üreten bir fabrikada kalite mühendisi olarak çalışıyorum. Sac parçaların, preslerde şekillendirilmesi, birbirlerine kaynatılması, CNC lerde işlenmesi vb. süreçlerimiz mevcut. GKK alınan ham mamül ya da lazer kestirilen yarı mamüllerin malzeme kontrollerini Vickers sertlik cihazı ile parça sertliklerini ölçüp, malzeme yapısı hakkında fikir sahibi oluyoruz. ancak yazınızdan bunun tek başına yeterli olmadığını, %100 doğruluk vermeyeceğini mi anlamalıyız?


    1. alpersasal 20/05/2021 at 15:56

      Alınan ham veya yarı mamüllerin malzeme sertifikalarını talep etmenizde yarar var. Ara ara kimyasal analiz doğrulaması yaptırabilirsiniz. Lazer kesim sonrası ölçü kontrolü yapmanızda yarar var. Kendi iç işlemlerinizde de ölçü, sertlik, görsel vb. kontroller yapılmasında yarar var. Kaynak bölgeleri için de tahribatsız muayene yapılması önemlidir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: